Bayramdan birkaç gün öncesi hiçbir sıkıntısı olmadan çalışan pc birden kapanıverdi ve gidiş o gidiş bir daha da geri dönmedi :((. Ne yazık ki kendisinin yapılan otopsilere rağmen ölüm nedeni hala belirlenemedi. Hani çok lazımdı ya beni terkedip gitmesi, gitti işte. Üstelik giderken resimlerim, dosyalarım, müziklerim ne varsa yanında götürdü. Hazır değildim hakkımı helal etmiyorum -hıh-. Bu arada bilgisayarsız kalmadım. Ama hiçbir pc kendiminkini tutmuyor tabi. Bir de o kadar eminim ki yapılacağına az sabrederim ne yapacaksam kendi bilgisayarımda yaparım diyorum.Dün acı haber gelince hadi dedim. Madem çözüm yok bu laptopla yaşamaya alışayım. Birbirimize biran önce alışalım.
Bu arada pc bozuk ya 2 şal, bir battaniye bitirdim. Meğer elimden bişiler geliyormuş ama pc başında oturmaktan fırsatım olmuyormuş. Hayret valla hiç farketmemiştim. Sonra gittim halkeğitimin İğne oyası ve Kurdele nakışı kurslarına yazıldım. Ne zamandır hayalimdi çok şükür geçen hafta başlayabildim. Kurdele nakışına daha giriş yapmadık ama iğne oyası baya gözümü korkuttu. El becerisi olmayınca yaptığım zürefalar irili ufaklı oldu. Koca gün derste bir mendilin etrafını geçip kaya yapmayı öğrendim - öğrendim mi acaba :))- Ödev olarak da evde bir yemeninin kenarına zürafa yapacaktık. İşte kabusum o zaman başladı zaten. Mendil kolaymış meğer. Tülbent incecik olunca oya yerine bir sürü delikli, yamuk yumuk bir kenarım oldu. Tutulmuyor ki meret. Aaaaa afaganlar bastı valla. Üstelik ben yemeni oyalamak istemiyorum kiiii. Tüm istediğim harika panolar yapmak. Azimliyim öğreneceğim!!!
Upuzun bir post oldu. Ayrı kalınca birikmiş işte. Çok yazmadığım halde yazmayı bile özlemişim...





